- obsidian
- second-brain
- yapay-zeka
- pkm
- verimlilik
- not-alma
- dijital-ikiz
Obsidian ile Beynimin Dijital Kopyasını Yapıyorum
Obsidian'ı sıradan bir not uygulamasından 'ikinci beyne' dönüştürme süreci: Slack, e-posta ve toplantı özetleriyle beslenen kişisel bir hafıza sistemi.
Instagram'da izle
Obsidian'ı tanıtmayı planlıyordum. Sonra şu soru aklıma takıldı: Bu kadar güçlü bir not alma uygulaması varsa, hayatta bildiğim her şeyi buraya aktarsam ne olur? Bir şeyi hatırlamak için uğraşmak zorunda kalmasam? Daha önemlisi, benim bildiğim her şeyi bilen bir yapay zekâ, benim kuramadığım bağlantıları kurabilir mi? İşte bu sorular "Baran'ın İkinci Beyni" projesini başlattı.
Neden Sıradan Bir Not Uygulaması Değil?
Obsidian zaten karmaşık ve güçlü bir araç. Ama onu bir not defteri olarak kullanmak bana çok sığ geldi. Asıl hedefim, onu beynimin bir kanal kopyası, yani bilgilerimi depolayan ve aralarında bağ kuran yaşayan bir sisteme dönüştürmek.
Bunun için önce Claude ile uzun bir sohbet yaptım; yaklaşık bir buçuk, iki saat. Hayatımı, çalışma biçimimi ve bu proje için ne istediğimi anlattım. Claude, bu konuşmadan yola çıkarak on klasörden oluşan bir yapı önerdi. Masaüstümde "Baran'ın İkinci Beyni" adlı bir klasör açtım ve bu iskelet üzerine inşa etmeye başladım.
Sistemi Nasıl Besliyorum?
Boş bir yapının hiçbir değeri yok. Asıl mesele, bu yapıyı sürekli ve otomatik olarak beslemek. Kendime şunu sordum: En çok nerede iletişim kuruyorum?
Cevap üç kanal çıktı:
- Slack: Günlük yazışmalarım otomatik olarak Obsidian'a aktarılıyor.
- E-posta: Gelen ve giden maillerim sisteme ekleniyor.
- Toplantılar: Daha önce tanıttığım Whisper tabanlı bir araç, toplantılara katılıyor, herkesin konuşmasını kaydediyor ve bir özet çıkarıyor. Bu özet, Obsidian'daki "Toplantılar" klasörüne otomatik olarak düşüyor. Böylece hangi gün, hangi saatte, kiminle, ne konuştuğumu kayıt altında tutabiliyorum.
Bu üç kanalın sisteme bağlanması, "İkinci Beyin"in gerçek anlamda beslenmeye başladığı nokta oldu.
Bağlantılar Çoğaldıkça Grafik Büyüyor
Obsidian'ın grafik görünümü başlangıçta tamamen boştu. Bilgiler girdikçe notlar birbirine bağlanmaya başladı. Grafiğe baktığımda kimin kiminle, hangi konu üzerinden kesiştiğini görebiliyorum. Derine indikçe daha ayrıntılı ilişkiler ortaya çıkıyor.
Henüz beş gündür bu sistemi kullanıyorum. Ama şimdiden fark çok net: Geçmiş bir toplantıda ne konuştuğumu bulmak inanılmaz kolaylaştı. Obsidian'a girip "Ahmet ile şu konu hakkında konuşmuştuk, hangi toplantıydı?" diye soruyorum ve sistem anında buluyor.
Asıl Hedef: Benim Kuramadığım Bağları Kurmak
Bu projenin şu ana kadarki kısmı altyapı. Asıl ulaşmak istediğim nokta farklı: Benim bildiğim her şeyi bilen bir yapay zekâ, benim fark edemediğim bağlantıları benim yerime kurabilir mi?
Biz henüz Black Mirror sahnelerindeki gibi bir nöral bağlantı teknolojisine sahip değiliz. Ama Obsidian ve doğru entegrasyonlarla, zihnin bir modelini dijital ortamda oluşturmak mümkün görünüyor.
Proje hâlâ gelişiyor ve paylaşacak çok daha fazlası var. Bu ilk bölümde temeli anlattım; ilerleyen bölümlerde sistemin nasıl derinleştiğini ve yapay zekânın bu süreçte nasıl bir rol üstlendiğini aktaracağım.